Sosyal açıldı! Bir göz at → Hemen gir →

yapay zeka

Yapay zekâ (İngilizce: Artificial intelligence, AI); hesaplama sistemlerinin öğrenme, akıl, problem çözme, algılama ve karar verme gibi insan zekâsıyla tipik olarak ilişkilendirilen görevleri yerine getirme yeteneğidir. Dördüncü Sanayi Devrimi'nin en yaygın özelliklerinden biri olarak kabul edilir. İlk ve ikinci kategoriler arasındaki ayrım genellikle seçilen kısaltmayla ortaya çıkar. Güçlü yapay zeka genellikle yapay genel zekâ (İngilizce: Artificial general intelligence kelimelerinin kısaltılmışı olarak: AGI) olarak etiketlenirken, doğal zekayı taklit etme girişimleri yapay biyolojik zekâ (İngilizce: Artificial biological intelligence: ABI) olarak adlandırılır. Önde gelen yapay zekâ ders kitapları, alanı zeki etmenlerin çalışması olarak tanımlar: Çevresini algılayan ve hedeflerine başarıyla ulaşma şansını en üst düzeye çıkaran eylemleri gerçekleştiren herhangi bir cihaz. Halk arasında, yapay zekâ kavramı genellikle insanların insan zihni ile ilişkilendirdiği öğrenme ve problem çözme gibi bilişsel eylemleri taklit eden makineleri tanımlamak için kullanılır.
Makineler daha becerikli hâle geldikçe, zekâ gerektirdiği düşünülen görevler genellikle yapay zekâ etkisi olarak bilinen bir fenomen olan yapay zekâ tanımından çıkarılır. Tesler'in teoremindeki bir espri, "Yapay zekâ henüz yapılmamış şeydir" der. Örneğin, optik karakter tanıma yapay zekâ olarak değerlendirilen şeylerin dışında tutulur, rutin teknoloji hâline gelir.
Genellikle yapay zekâ olarak sınıflandırılan modern makine yetenekleri satranç ve Go gibi stratejik oyun sistemlerinde, en üst düzeyde rekabet eden insan konuşmasını anlama, poker ya da otonom arabalar gibi kusurlu-bilgi oyunlarını içerik dağıtım ağındaki akıllı yönlendirmeyi ve askeri simülasyonları kapsar.
Yapay zekâ çalışmaları sıklıkla insanın düşünme yöntemlerini taklit eden yapay algoritmalar geliştirmeye yöneliktir, ancak bununla sınırlı değildir. Öğrenebilen ve gelecekte insan zekâsından bağımsız gelişebilecek bir yapay zekâ kavramına doğru yeni yönelimler oluşmaktadır. Bu yönelim, insanın evreni ve doğayı anlama çabasında kendisine yardımcı olabilecek belki de kendisinden daha zeki, insan ötesi varlıklar meydana getirme düşünün bir ürünüdür. Bu düş, 1920'li yıllarda yazılan ve sonraları Isaac Asimov'u etkileyen modern bilimkurgu edebiyatının öncü yazarlarından Karel Čapek'in eserlerinde dışa vurmuştur. Karel Čapek, R.U.R. adlı tiyatro oyununda yapay zekâya sahip robotlar ile insanlığın ortak toplumsal sorunlarını ele alarak 1920 yılında yapay zekânın insan aklından bağımsız gelişebileceğini öngörmüştür.

Anasayfa Kayıt ol Giriş yap
Üst Alt