Bir gök cismi, başka bir gök cisminin etrafında kararlı bir yörüngeye girdiğinde kütleçekimsel yakalanma meydana gelir (bu terim genellikle uzay araçlarının manevralarla yörüngeye yerleştirilmesinden ziyade doğal yörüngeleri ifade eder).
Bir yıldızın yörüngesinde dönen bir asteroit, kalıcı olarak yakalanırsa düzensiz uyduya, geçici olarak yakalanırsa geçici uyduya dönüşür. Bu duruma asteroit yakalanması denir. Kütleçekimsel yakalanma olayları, uyduların neden ters yön yörüngelere veya dönüşlere sahip olabileceğini açıklar.
Bir yıldız veya başka bir gezegen tarafından başıboş bir gezegenin kütleçekimsel olarak yakalanması da teorik olarak mümkündür, fakat 2012 itibarıyla henüz doğrudan gözlemlenmemiştir. Bu duruma gezegen yakalanması denir. Karşılaşma açısı bir dereceye kadar rastgele olduğundan, böyle bir olayın yakalanan gezegeni güneş sistemindeki diğer gezegenlerin yörünge düzleminin dışında, muhtemelen ters yön bir yörüngeye yerleştirmesi olasıdır.
Gezegen yakalanması, güneş sistemindeki varsayımsal Dokuzuncu Gezegen'in alışılmadık yörüngesini açıklayabilecek bir mekanizma olarak önerilmiştir. Gezegensel göç, bu duruma alternatif bir açıklamadır. Yıldızlarıyla uyumsuz yörüngelerde bulunan ve hatta birkaçının ters yönde hareket ettiği alışılmadık derecede yüksek orandaki sıcak Jüpiter ötegezegenleri için de bir açıklama olarak, gezegen yakalanması terimi (muhtemelen komşu yıldızlarla gezegen değişimi) önerilmiştir.