Irak ve Şam İslam Devleti (kısaca IŞİD; Arapça: الدولة الاسلامية في العراق والشام, ed-Devletü'l-İslâmiyye fi'l-Irak ve'ş-Şam) veya 2014'ten beri kullandığı resmî isimle İslam Devleti (kısaca İD; Arapça: الدولة الإسلامية ed-Devletü'l-İslâmiyye), ağırlıklı olarak Afrika'da, ayrıca Irak ve Suriye'de de etkinlik gösteren, bu bölgede hilâfet devleti kurmak amacıyla güvenlik güçlerine ve sivillere karşı eylemler yapan yasa dışı, silahlı ve ele geçirdiği topraklardaki meşruluğu hiçbir ülke tarafından devlet olarak tanınmayan Selefi cihatçı örgüttür. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler ile aralarında ABD, Türkiye, Suudi Arabistan, Kanada'nın da bulunduğu pek çok ülke ve kuruluş tarafından terör örgütü olarak tanınmaktadır.
Eski adının Arapçadaki akroniminin (داعش, Arapça telaffuzu: Da'iş) okunuşunun romanizasyonu olan DAEŞ ya da DEAŞ adlarıyla da bilinir (Kısaltma değildir. Kısaltmanın okunuşu olduğundan küçük harfle yazılması gerekse de büyük harfle yazılışı da kullanılmaktadır.). Zamanla DAEŞ ismi örgütü aşağılamak ve hakaret amaçlı kullanılmıştır. IŞİD ise bu ismi kendini bir devlet olarak gördüğü için hiçbir zaman kabul etmemiş ve kullanılmasını istememiştir.
Petrol kaynaklarına yakınlığı nedeniyle dünyanın en zengin yasa dışı silahlı örgütleri arasında sayılmaktadır. Irak Savaşı'nın ilk yıllarında kurulan ve 2004 yılında el-Kaide'ye bağlılığını ilan eden örgüt, bir süre sonra Irak el-Kaidesi adını aldı. Şubat 2014'te, sekiz aylık uzun bir güç mücadelesinden sonra, el-Kaide IŞİD ile bütün bağlarını kestiğini duyurdu.
Örgüt genelde Sünnî topluluklar olmak üzere Mücahidîn Şûra Konseyi, el-Kaide, Ceyş'ül-Fatihin, Cund'us-Sahaba, Katbiyan Ensar'üt-Tevhid v'es-Sünne, Ceyş'üt-Tayife'tül-Mansura gibi farklı isyancı gruplardan oluşur ve onların desteğini alır.
Irak Savaşı'nın yoğun olarak yaşandığı dönemlerde, Irak'ın Anbar, Nineve, Diyala, Babil, Kerkük ve Selahaddin, Musul illerinde çok büyük etkinlik gösterdi. Bakuba'yı başkent ilan etti.
IŞİD, binlerce sivil Iraklı, Irak hükûmet üyeleri ve onların uluslararası müttefiklerinin ölümlerinden sorumlu tutulmaktadır. Irak Savaşı'nın son evrelerine doğru örgüt gerilemeye başladıysa da, ABD'nin Irak'tan çekilmesiyle 2012'de gücünü tekrar yenilediği ve üye sayısını iki katından fazla arttırdığı öne sürülür.
2013 yılında el-Cezire'ye sızdırılan bir mektup ve ses kaydıyla el-Kaide lideri Eymen ez-Zevahiri, bu grubun Suriye kanadını tasfiye ettiğini açıkladıysa da IŞİD emiri Ebu Bekir el-Bağdadi, bu tasfiye kararını reddetmiş, Zevahiri'yi Sykes-Picot Anlaşması'nı tanımakla suçlamış ve grubun Suriye'deki operasyonlarına devam edeceğini açıklamıştır. Nisan 2013 ile birlikte IŞİD, Suriye'nin kuzeyinde hızlı bir şekilde askerî güç kazanmaya başladı ve bu bölgedeki en güçlü örgütlerden biri oldu. Suriye'de etkin olduğu bölgelerde şeriat kanunlarını icraya başladı ve rakip gördükleri askerleri, yabancı gazetecileri, yardım kuruluşlarına üye insanları sürgüne gönderdi veya hapsetti.
Suriye İnsan Hakları Gözleme Örgütü'nün raporuna göre Ağustos 2014'te örgütün Suriye'deki savaşçı sayısının 50.000, Irak'ta ise 30.000 olduğu bildirildi. CIA ise Eylül 2014'te örgütün Suriye ve Irak'ta toplam 20.000 ile 31.500 arasında savaşçıya sahip olduğunu açıkladı.