Sosyal açıldı! Bir göz at → Hemen gir →

full oyun indir

Paris Yolculuğu, 1956 Fransa-İtalya ortak yapımı dramatik güldürü filmdir. Özgün adı olan La traversée de Paris Türkçeye "Paris'i baştan başa geçmek" ya da "bir baştan bir başa Paris" şeklinde çevrilebilir.
Savaş sonrası Fransa'sının, mutlaka içinde bir mesaj da barındıran kışkırtıcı filmlere imza atmış, roman uyarlamalarıyla ünlü sinemacısı Claude Autant-Lara'nın yönettiği bu siyah beyaz filmde Jean Gabin ve Jeannette Batti'in yanı sıra Fransa'nın dünyaca ünlü komedyenleri Bourvil ile Louis de Funès de rol almıştır. Filmlerindeki ödün vermeyen duruşu ve hırpalayıcı üslûbuyla seyirciye adeta 'saldıran' Claude Autant-Lara'ya "anarşist burjuva" lakabı takılmıştı.
Film Fransız romancı ve çocuk edebiyatı yazarı Marcel Aymé'nin 1947 tarihli "Le Vin de Paris" (Paris Şarabı) kitabında yer alan "Traversée de Paris" adlı kısa hikâyesinden uyarlanmıştı. Verimli bir yazar olan Aymé'nin iki düzine kadar eseri sinemaya uyarlanmıştır.
II. Dünya Savaşı sırasında işgâle uğramış Paris kentinde sokağa çıkma yasağının uygulandığı soğuk bir gecede karaborsa piyasasına et temin etmeye çalışan, birisi ressam (Jean Gabin), diğeri işsiz bir taksi şoforü (Bourvil) olan iki adamın gece boyunca yaşadığı olaylar güldürü tarzında anlatılır. Kıtlık, yoksulluk ve elektrik kesintilerinin grotesk bir havaya büründürdüğü kenti ellerinde et dolu bavullarıyla bir uçtan bir uca dolaşan filmin kahramanları, Alman polisi tarafından tutuklanıncaya kadar birçok ilginç karakterle tanışırlar. İkilinin zorunlu kaçamak gece yolculuğu boyunca gösterilen Nazi işgâli altındaki bir kentin gündelik yaşantısı, hamaset ya da duygu sömürüsüne kaçmadan kasvetli bir kara mizahla gözler önüne serilir.
1956'da, yani savaşın bitiminden yaklaşık on yıl sonra çevrilen film, Fransa'da büyük tepkiler aldı. Çünkü 1950'ler, Fransa'da Nazi işgâlinden bahsedilmesinin henüz tabu olduğu bir dönemdi ve işgâl Fransa'sının gizli yüzünü irdeleyen ve yozlaşmış insanların tüm zaaflarını masaya yatıran bu dobra film, savaş sırasında pek de masum işler yapmamış olan Parislileri kızdırmaya yetmişti. Eleştirmenler de aynı tepkileri ortaya koyunca film kısa sürede arşivlerin tozlu raflarını boyladı.
Bütün bunlara rağmen "Paris Yolculuğu" aynı yıl Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan ödülüne aday gösterildi, Bourvil de filmdeki Marcel Martin rolüyle "en iyi aktör" dalında "Volpi Kupası"nı kazandı. Jean Gabin ise iki yıl sonra "en iyi yabancı aktör" BAFTA ödülüne aday gösterildi.

Anasayfa Kayıt ol Giriş yap
Üst Alt